*Denizden çıkınca yapılan ritüellere bitiyorum: Sözgelimi çıkar çıkmaz saçları taramak. Kalpler falan fışkırıyor gözümden insanları böyle gördükçe. *Yahut denizden sonra içilen cigara çok övülür bizim cenahta. (Sigarayı bırakmış eski tiryakilerle konuşun. Muhakkak en çok denizden sonra sigara içmeyi özlediklerini söyleyeceklerdir.) Çok anlayamasam da -ve bana pek öyle gelmese de- sanki ben de seviyormuşum gibi bir…
Category: Anılar ve Hikayeler
Rüyalar, Korkular ve Yeniden Başlangıçlar
İnsan kendini nasıl disipline edebilir hiç bilmiyorum. Zannediyorum herkesin başka yöntemi var. Ama ben aklımda yapmam gereken bir iş varken, onu yapmadıkça adeta doğru düzgün yaşayamıyorum. Evi silip süpürmüyor, dışarı çıkmıyor, duş almıyor, yemek yapmıyor, dışarıdan bile öleyazmadığım sürece bir şeyler söylemiyorum. Koltukta oturup öylece düşünüyor, ana göreve giden diğer “yan görevleri” (başka hikâyeler dinlemek/izlemek/okumak)…
Dönüşüm: Okul Gezisi ve Büyümek
İnsan ilişkilerinde “kendince” bir şeyler anlatırken hissettiğim o hafifliği ve anlaşılmayı çok önemsiyorum. Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşıma işlerin nasıl olup da yine sarpa sardığını (ki bu da aslında dinlemesi en zevkli konulardan biridir ya, neyse) anlatırken aldığım yanıt “Büyü artık!” oldu. Onun çok da üstüne varmadan ettiği bu laf nedense bana çok dokundu. Buna…
Luviya ile filmlere puan vermeyi öğreniyorum, Cry-Baby ve Bıçak Sırtı
Ama ve buster Efsanelerini Anıyor etkinliğinde sıra, benim büyüme zamanıma denk gelmiş, en mi en eski tanıştığım, harika insanlardan luviya, namıdiğer Lluvia’da. Mirasını bir şekilde devam ettirdiğim için aklıma düşen, çok mu çok özlediğim, harika insanlardan bir başkası. Yine en son 11-12 sene önce kendisinden haber aldığımız için bu yazıyı görecek mi pek şüpheli. (İyimser…
Kısa Kısa #28
*Filmlerdeki yemek sahneleri beni çok güldürüyor. Buz gibi olmuş yemekli sahnenin bin seferde çekilmesi elbette berbat bir durum tüm set çalışanları için ama aktörlerin hiçbir zaman o yemeği ağzına atmamaları, attılarsa da yanağının bir kenarında tutmaları, tutmuyorsa da bir lokmayı bin saat çiğnemeleri ve hatta -biraz da utanmazca- sanki dişlerinin arasına kaçmış gibi ucuz numaralar…
Füruzan, Arda Sedefçigil ve Okumak
Son zamanlarda yaptığım en popüler şakam liseye gidene dek nasıl da bir fanusun içinde yetiştiğim, benden olmayanları nasıl hiç mi hiç bilemediğim ve bütün bunları öğrenince yaşadığım o hayli uzun aydınlanma süreci üzerine olan… Görece hâli vakti yerinde, İstanbullu, Atatürkçü ve Sünni iki ailenin tek torunu. Bu yüzden hayatım boyunca pek bir zorlukla karşılaşmadım desem…
“Madame Bovary orospu mu sence?”
Kışların biraz daha kışa benzediği o zamanlarda, elinde Flaubert’in kitabı ile girip bahçeye, tam karşıma kuruldu Bahar Ö. Kitabı göğsünde bastırarak, kocaman sarı-yeşil gözleriyle başlıkta geçen soruyu sordu bana. Her bir parmağı başka renkte olan kesik eldiveni ve kırmızıya çalan atkısını, çok nadir giydiği eteği ile tamamlamıştı. Dizlerini dizlerimde hissedebiliyordum. Ben 22 yaşında falan olmalıyım….
Köy düğünü fantezileri ve ilkokul gerçekleri
İnsan yalnız yaşayınca ne kadar çok konuştuğunun farkına varamıyor, ne kadar çok düşündüğünün ve ne kadar süre kendisine kaldığının. Ve bir süre sonra da gerçeklikten sıyrılmış buluyor kendini, kendince bir düzen yaratıyor. Bunun ayırdına en en en eski arkadaşımla Atina’ya gidince vardım. O kadar çok konuşuyor ve kimsenin düşünmediği şeyleri sorun ediyordum ki -o söylemese…
Bir şey değil, birçok şey de değil, birçok şeyler.
Beni uzakta tutan. Genç ya da yaşlı olman değil, en çok hep kendini sevmen. Birçok şeyler, birçok şey değil. Bir öğle sıcağında bira içmemek isteyişin, klimayı açıp açmama tereddütün değil. Kestaneyi açtıktan sonra baş parmaklarını üflememen, kış gecelerindeki yalnızlığın hakkını verememen değil. Birçok şeyler uzakta tutan beni, birçok şey değil. Bazen hatırlamaman. Değerli şeyleri değil….
Tesadüfler, Sırf Hırs Uğruna Başlanan Şeyler ve Seslendirmeler
Bu yazının bir TEDX konuşmasına/metnine dönmemesi için elimden geleni yapacağım ama ister istemez hayatta yaşadığımız, karşı karşıya geldiğimiz bazı olaylar yalnızca ve yalnızca tesadüf ile açıklanabiliyor. İşte buster’ın kelebek etkisi hayatı ve bugün asıl paylaşacağı şeyin hikâyesi: Ortaokuldaki yazın hayatımdan şu giride bahsetmiştim. Yalnız, edebiyata karşı o ara şu an duyduğum gibi gönülden bir bağlılık…









