*Biliyorum, biliyorum elinizde değil. Biliyorum, biliyorum aslında kendinizi falan yok etmek istiyor ama hırsınızı ancak yazılarınızdan çıkartabiliyorsunuz. Evet, anlıyorum. Ama siz de beni, bizi anlayın canım blogger kardeşlerim. Sizi takibi bırakmak işten bile değil. Neredeyse bir gün bile geçmeden bazı yazılarınızı siliyorsunuz. Kuzum siz çıldırdınız mı? Defterinize yazın evinizde yakın, ne bu artık ya hahhaha….
Category: Charles Dickens
Kısa Kısa #32 (Dickens ve öteki meseleler)
“Halkın bir tek gün birkaç evi yağmalaması, tüm ulusun on beş asır boyunca üç kral sülalesi tarafından soyulmasının yanında nedir ki? Milyarlarca insanın mültezimler, vampirler, halkın parasını çarçur edenler tarafından soyulmasının yanında birkaç kişinin servetini kaybetmesi nedir ki?” -Jean-Paul Marat *Bu aralar yatıp kalkıp Charles Dickens okuyorum. Charles aşağı, Dickens yukarı. Aşırı sevmekle çok uyuz…
Syndicate’taki tarihi karakterler ve haklarında biraz eğlenceli bilgiler: Dickens, Darwin ve (neredeyse) hepsi
Arkadaşlarımın zoruyla, hayli gönülsüz başladığım Doctor Who’nun henüz üçüncü bölümünde Charles Dickens’ı bir karakter olarak karşımda görünce havalara uçmuş, üç saniye içinde diziye bağlanmıştım. (2017’ye dek böyle sürdü bu.) “Geçmiş ve geleceğe gidip gelmekle kalmıyor, bir de zamanın ünlü isimleri ile mi rastlaşıyorlar, ohaaa” falan diye çıldırdığımı anımsıyorum. Dickens yalnızca benim değil, benim yüzümden arkadaşlarımın…


