İnsan kendini nasıl disipline edebilir hiç bilmiyorum. Zannediyorum herkesin başka yöntemi var. Ama ben aklımda yapmam gereken bir iş varken, onu yapmadıkça adeta doğru düzgün yaşayamıyorum. Evi silip süpürmüyor, dışarı çıkmıyor, duş almıyor, yemek yapmıyor, dışarıdan bile öleyazmadığım sürece bir şeyler söylemiyorum. Koltukta oturup öylece düşünüyor, ana göreve giden diğer “yan görevleri” (başka hikâyeler dinlemek/izlemek/okumak)…
Category: Yazamamak
Anatomy of a Fall: NBC vs. Zeki Demirkubuz
Efem malumunuz oscar adayları açıklandı. Heykelcik için hislerim kuvvetli olmasa da iki adaylık, bilhassa yazmayı şiar edindiğimden benim için hâlâ mühimmiyatını (=PPP) koruyor: İlki; iyi, yahut gözden kaçan, yahut kolay okunan (bu tür romanlardan uyarlanan filmler çok çok başarılı oluyor genelde) kitapları öğrenmek, bilmediğimiz tiyatro oyunları ile haşırneşir olmak ya da önceden izlemediğimiz filmlerin hakkını…
-Güzel Günler Bizi Bekler
Size (belki de en çok kendime) bu yazıda öykü yazarken geçtiğim evrelerden bahsedeceğim. Uyuz bir tınısı var, biliyorum, ama başka türlü söylemesi de zor, başlıyorum: Mükemmeliyetçi bir yapım var. Bir işi ya (kendi potansiyelim dahilinde) kusursuz yapmalıyım ya da yapmamalıyım. Bunu övünmek için filan söylemiyorum, inanın. Gerçekten hayatımı her anlamda zorlaştıran bir durum. Ama sadece…
Yazamama Sayıklamaları, Bahaneleri, Yalanları
Yazan herkesi kıskanıyorum. Ecnebilerin “writer’s block” dediği durum bu olsa gerek. Ama ortada bir “writer” yok ki, “block”u olsun değil mi sayın okuyucum? Ama, neden? Uzun zamandır yazmaya çalıştığım öykü bile yok. Karalamalar var hepsi hepsi, hepsi bu. Ve şu an, yazmakta olduğum şu blog yayınını bile yedibinbeşyüzaltıkere (hep abartınca bu sayıyı derim) silip baştan…



