Kitap-lık zannediyorum Varlık’tan sonra yayın hayatına hâlâ devam eden en eski dergi. 243. sayısında sevgili buster’ınızın en sevdiği öyküsünü bulabilirsiniz. (Her zaman son yazdığınız en sevdiğiniz olmalıdır ki yazmaya devam edebilesiniz canım okur. Her ne kadar insanlar Gondol da Gondol diye tuttursalar da hahhaha.) Alıp destek olmak isterseniz linkleri aşağıya bırakıyorum. YKY’nin kendi dükkanından alırsanız…
Bukowski, İngilizce Öğretmenim Lucas ve Roberta
En arkada, cam kenarında, kalorifer peteğine belimi yaslamış oturuyorum. 17 yaşındayım ve beni benden daha iyi ifade eden biriyle muhabbet hâlindeyim. O söylüyor ben dinliyorum, o konuşuyor ben düşünüyorum. Tam o esnada, sınıf arkadaşlarım ve adının Lucas olup olmadığına şu an tam emin olamayacağım İngilizce öğretmenim bir dilbilgisi konusu üzerine tartışıyorlar. Lucas 20’lerinin ortasında ama…
Yas Günlükleri #3
Birkaç hafta önce annemin kankasının kızının nikâhı vardı. (N’aber?) Birkaç hafta önce annemin kankasının kızının (sonradan benim de kankam olan kızın) nikâhı vardı. Bu da olmadı. Birkaç hafta önce Rachel Getting Married. Tamam dur, baştan: Birkaç hafta önce kankam evleniyordu. Ve fakat daha o gün gelmeden sıkıntılar baş göstermişti. İçimde. Sebepsiz. Bilirsin işte canım okur,…
“Kitap okumak neden bu kadar zor geliyor?” – David Foster Wallace
(Yıl: 2003. Türkiye henüz ADSL’e geçmiş, şu sesten çıkmış.) “Okumak… Kitap okumak sessiz bir odada tek başına kalmayı gerektiriyor da ondan. Aslında kitap okumayı sevmeyen epey zeki arkadaşlarım var. Ve okuyamama sebepleri yalnızca canlarının sıkılması falan da değil. Kitap okuma esnasındaki o yalnızlık, o düşüncelerle baş başa kalma hâli neredeyse bir çeşit dehşet duygusuna yol…
Kafama Göre Şarkı Çevirileri #12 (In Dreams – Roy Orbison)
Bir önceki yazıda şarkıya-türküye sallayıp ardından çevirisini yapmak da anca buster’ınıza yakışırdı, kabul edin. Ama söz sözdü. Eskiden olduğu gibi. Eskiden… Gerçi eskiden çok mu farklıymış bazı şeyler, isterseniz beraber bi’ bakalım. * Tevatüre göre, Roy abimiz 19 yaşındayken konseri sırasında Claudette Frady ablamızı görmüş ve yamulmuş. Yavuklusu 16 yaşına gelir gelmez de basmış nikahı….
buster hakkında bilmek isteyip de sormaya asla cesaret edemediğiniz her şey #1
Başlık biraz arak. Aman, ne var? Zizek de yapmış aynısını. 92’de. Lacan Hakkında Bilmeyi Hep İstediğiniz Ama Hitchcock’a Sormaya Korktuğunuz Her Şey diye. Asıl kitap 69’da, Dr. David Reuben tarafından kaleme alınmış, Woody Allen ise sinemaya uyarlamış. Bizimki doktordan arak. Bilelim. Bilmek mühim. * -buster müzik dinlemekten neden nefret ediyor, kendisi ruh hastası mı? Öncelikle…
Harflerin Hatırlattıkları #4
Her şeyi parça parça yapmayı, sonra sonra o parçaları alakasız zamanlarda hatırlamayı çok seviyorum. Bu serinin ilk ikisini silmişim. (Silmek huyum olmadığı için merak ettim, sanırım başkalarının cevaplarından bir karma idi.) Üçüncüsü şuymuş. Dördüncüsü 14 sene sonra yayında. * Ardıç: İnsan belirli bir kişinin yüzünü, o yüze bakarak bir şeyler anlatmayı özler mi? Özlüyor işte….
Casablanca: Rick’in değil Victor’un hikâyesi
Balat’ta yaşadığım zamanlarda, Casablanca’nın dönem film afişi salona çıkan uzunca koridorun sağında dururdu. Afişi kadar filmi de sever miydim o günlerde pek anımsayamıyorum. Yüksek ihtimalle ben de Rick gibi hisseder, dünyaya, yaşananlara, tüm iyi niyetime karşın olamamışlara hınç duyardım. Filmi geçenlerde tekrar izleyince, yerli-yabancı yorumları okumaya durdum. Hiçbiri tam manasıyla beni tatmin etmemiş olacak, hakkında…
Yas Günlükleri #2
“Paylaşman gereken acıyı iki katına çıkardın, hafifletmen gereken ıstırabı azaba dönüştürdün.” -Oscar Wilde, De Profundis I’m Thinking of Ending Things‘i ben çevirmiş olsaydım, ve biraz da uçarı, ne bileyim gerçek bir edebiyatsever olsaydı başımda, Ömer Lütfi Mete’nin Gülce şiirinde geçen o mısrayı seçerdim başlık olarak: Uçurum Kenarındayım Hızır. Uçurumun kenarı deyince de aklıma hep…
Yas Günlükleri #1
Şairler ne düşünür bilmem. Şiirin tamamına mı bakmak lazım gelir yoksa şiirin geri kalanını önemsiz kılan mısra diye bir şey gerçekten mi vardır, hiç bilemiyorum. Sözgelimi “hüzne yer var hayatımızda“. Cânân ile şiirimiz. Cânân bilmese de ben şiirimiz demeyi seviyorum. Yorumu attıktan sonra okuduğum, sevdiğim, anladığım, sıklıkla kullanmaya başladığım için. Ve hep de yanlış yanlış,…









