Saçları beyaz gibi beyaz, suratı yamalı futbol topunu andıran, gözleri floresan gibi mavi… Alnında çapa izi, dudaklarında bıkkınlık, sakallarında istemsiz bir sıklık… Camdan bakıyordu çocukluğundaki kirpikleri; ve önünde oturan uzun saçlı erkek çocuğuna bakamayacak kadar utanıyordu yaşlılığından ve yalnızlığından elleri… İlkokul tıraşını 5 senedir olan Leman’ın oğlu, “Annecim beni sevmiyor musun?” deyip haykırmaya ve akabinde…
Category: Anılar ve Hikayeler
Dünyanın En Kırmızı Yanaklı İnsanı
Biraz daha şişmanladım son zamanlarda. Bembeyaz saçımın örgüsünü bir hemşire açıyor şimdi. Halbuki bastonla yürümeye başlayalı daha şunun şurasında 5 sene olmuştu. Nereden geldi bu düşüş? — Saçım kadar beyaz olmayan bir hastanedeyim; hava gri, pek daral geldi. Boynumu açıyorlar neyse ki. Çok sıkmıştı şu baş örtüsü, hemşire onu da açtı. Elleri ne kadar da…
Kısa Kısa #5
– bazı adamlar yaşlandıkça yakışıklaşıyor ama yaşlandıkça güzelleşen bir kadın henüz görmedim. – siyah&dar&deri pantol almadan ve bir gün onunla gezemeden bu dünyadan göçersem cidden gözüm açık giderim. – ben dede olunca torunumu okuldan almak istiyorum dedim, bir ilkokulun önünden dedesi ile geçen kız çocuğunu görünce. yokuş aşağı elele tutuşmuş, koşarak iniyorlardı. ama sonra korktum….
22:00
dünyadaki bütün insanların en az babası kadar acımasız olduğunu düşünürken -kendi- yanaklarını azı dişleri arasına sıkıştırmış yürüyordu. kendince seksiydi. istese de kızgın bakamayacak kirpiklere sahipti. parası çok olan insanlardan babası kadar nefret ediyordu. üstünde kapşonlu, arkası beyaz ve yıldızlarla kaplı poları vardı ve sol tarafından gözüken beyaz fanila sefaletini gösteriyordu. kamburfelekti. altında çakma tozlu adidas…
Rûya
Salon buğulu. Çok sigara içilmiş, çok alkollü, çok soluk, çok soğuk. Kuzenin çocuğu doğmuş. Çok tatlı, çok tombik, çok güzel, çok sempatik. Kız. Herkese bi’ gülücükler, herkese bi’ mavi boncuklar, bi edalar, bi afralar ve tafralar… İleride çok canlar yakacak şakasına “grandler”den yargılayıcı bakışlar geliyor, anneden “aaaa-heea” şeklinde bir gülüş… Camın kenarında, kalorifer peteğine yapışmış…
Yakalamaç
İlkokul 2. sınıftaydık, ikinci dönemin başları… Henüz kocası kanser olmadığı için derslere aksatmadan gelen öğretmenimiz yeni gelen öğrencileri bizlerle tanıştırıyordu. 3’lü oturan kişi sayısı çoğalacak demekti bu. Yalnızca o da değil, artık bu konuşmalara bir son vermek amacıyla mutlak surette kızlı&erkekli oturmak da zaruriydi… İlk başlarda bu durum biz erkekleri biraz sıkıntıya düşürdüyse de, en…





