Hikâye anlatıcılığındaki bu twist denen naneyle, şaşırtmacalıkla, müthiş bir derdim var. Bir yandan inanılmaz seviyorum (eskiden kendim de yapar/yapmaya çalışırdım) bir yandan da okuru/izleyiciyi kandırmak (yani en başta yazarın kendi kendini) gibi geliyor, tiksiniyorum. Oysa belki ne sevme ne nefret gerek. Her iş gibi, yerine göre güzelleşen yahut berbat edilen bir anlatım tekniği gibi görmek……
Category: Orhan Veli Kanık
En iyi 20 Türkçe Şiir (yahut en iyi 5)
Bir önceki çeviri şiirler çok tutunca bu defa tutturdular, Martinciğim o ulvi bilgeliğinle bize neden ışık olmuyor, küşayiş vermiyorsun, neden bir de bunun Türkçe sürümünü yapmıyor; hatta ve hatta bu defa neden bunları seçtiğini bize açıklamıyor, mevsimler gibi en güzele doğru şöyle bi’ numaralı sıralama yapmıyorsun dediler. Bize bir top 20 yap da keyfimiz, neşemiz…
“Orhan Veli’nin Yanlışı”na ağıt
Cemal Süreya bugün beni daha da üzdü, zaten hüzünlü bir gündü. Olmadı bu. Yakışmamış… (Tevfik Fikret’i çok iyi bilmediğim için ben sadece Orhan Veli’ye değineceğim.) Şiirlerini, mektuplarını çok sevsem de Cemalim Süreyam kusura bakmasın ama daha saçma çok az şey okudum. Bir de Orhan Veli hakkında. Ölüşüne bile kulp takmış usta: “Ölmeden şiirini oturtmak görevi…


