Hepimiz o şiiri biliriz. Yahut yanlış biliriz. Ya da o şiiri bilmeyiz de, o dizeyi duymuşuzdur. Ben “dizeleri” yazacağım, “Saman Sarısı” şiirinde geçer, şöyle der Ran: “sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin işin kolayına kaçmadan ama gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil ne de ak örtüde elmaların …
Category: Köşe Yazısı
Bir Zweig Kitabından Neler Çıkabilir?
Çok da önemsemeden çektiğim şu fotoğraf çıktı karşıma yıllar sonra. Ne de sevinmiştim. Olur-a, kaybedersem diye baksana fotoğrafını bile çekmişim. Şimdi diyorum ya, ben mi daha fazla sevebilirim Zweig’i yoksa bu insan mı? Ben mi daha fazla içselleştirebilirim yaptığım okumaları yanımda telefonla-bunca gürültü ve gereksiz insan içinde, yoksa o mu? Nerede, ne yapıyor şimdi; ne…
Bir İstanbul Özleminin İç Dinamikleri veya Bitmeyen ve Bitmemiş Hali ile Bırakılan Vazgeçilmiş Yazı
Bazen, hatta çoğu zaman demek daha doğru olacak galiba, bukalemun gibi bir insanım. Biraz biraz insana dair olan-biten (bu ikisi pek tabii ki-mutlak surette yan yana kullanılmalıdır ve tire ile birleşmelidir) şeyleri anlamaya çalıştığımı, hatta anladığımı düşündüğümü düşündüğüm şu günlerde, yaşadığım şehirden uzakta kalınca (ki daha önce de çok kaldım) en çok neyi özlediğimi düşündüm….
Asr Suresi’ndeki “Asr” Mefhumu
Kim derdi ki böyle bir yazı yazacağım. Aslında bahsedeceklerimin bir sınırı olduğundan değil, ama yazmaya değer bulduğum o kadar az şey var ki, özellikle de buraları o kadar az kişi okuyor ki, kim derdi ki bunda bir mana bulup, üşenmeyip, şu zamanda bunları yazacağımı. Minikçe, bahsetmek istiyorum, surenin kendisi gibi olacak. Şimdi “asr” kelimesi Arapça’da…
Tiyatrodan Nefret Ediyorum ve Senden De
Bu hafta yine kültür mantarlığı yaptığım bir dönemi geride bıraktım, yani aslında hafta bitmedi evet, ama bana bu kadarı yeter. Pek sevgili “kardocum”un (asdfhugklg) baskısı üzerine IKSV kapsamında nefis bir filme gittim. Ve onun verdiği aşkla da, birkaç gün sonra dediği, “Talimhane Tiyatrosunda Lorca oyunu varmış, Kanlı Düğün, herkes geliyor, gidelim, sen de gel”ine karşı…
Closer Üzerine Pek de Gerekli Olmayan Bir Yazı
Birçok ünlü yazarın dediğine göre, yazma işinde ustalaşmak için sadece paslanmamak adına bile olsa, her gün bir şeyler karalamak lazımmış. Nasıl ki her idmanda bir basketbolcunun -ne kadar iyi olursa olsun- şut çalışması gerekiyorsa, ve bu çalışmalarını hatta bazen maç içerisinde tam olarak gösteremese bile, çalışmadığında daha kötü olacağından ötürü bu disiplini kendine edinmesi gerekiyormuş….
Kronik Tatminsizlik Selamı
Yeni bir şeyler karalama zamanı. Eğer hayattan bir şey isteyebilseydim, o da bir şeye, bir şeylere kıymet verme ihtimalimin artmasını istemek olurdu. Kıymet vermemin artması demiyorum dikkat. Ne zaman bundan, çok değil, yirmi-otuz sene önceye ait bir film izlesem, bir şey okusam, düşünsem, o zamanın zevklerinin insana yetinme duygusu verdiğini, bir şeylerin değerinin bilinmesinin en…
5 Adımda “Orası Ayrı” Ekolü
Gene kudurdum ve artık dayanamayacağımı anlayınca şuraya minikçe bahsedeyim istedim. Hastalık derecesinde kullanılan şu kalıbı artık milletçe bırakalım. Kusasım, öğüresim geliyor gördükçe. Kanıyor gözlerim. Kimler tarafından dilimize pelesenk edildiğine girmeyeceğim, çünkü ORASI AYRI, ORASINI AYRI KONUŞURUZ. — Meseleye elbette dil olarak bakıyorum ve baktıkça çıldıracak gibi oluyorum. Herkes, ama gerçekten HERKES, bu kalıbı -özellikle son…
Cennet Sendromu
-Bir anda Esmerelda oldu senin için yani. -Bilmem, bana su verdi. Daha önce kimse bana su vermemişti, aynı bardaktan hem de, tiksinmeden içtim. -Şu bardak mı? -A-ha. -Sonra? -Sen cennet sendromu nedir bilir misin? Bu aslında psikiyatrla– -Yani ne alakası var şimdi bunun konuyla, detaylarda çok boğul– -Dur bi’ dakika. Dinle. Bak, bu cennet sendromu…
-Güzel Günler Bizi Bekler
Size (belki de en çok kendime) bu yazıda öykü yazarken geçtiğim evrelerden bahsedeceğim. Uyuz bir tınısı var, biliyorum, ama başka türlü söylemesi de zor, başlıyorum: Mükemmeliyetçi bir yapım var. Bir işi ya (kendi potansiyelim dahilinde) kusursuz yapmalıyım ya da yapmamalıyım. Bunu övünmek için filan söylemiyorum, inanın. Gerçekten hayatımı her anlamda zorlaştıran bir durum. Ama sadece…









