Bu Son Olsun şur’da da bahsettiğim içkili muhabbet akşamından sonra değişmez şarkımız, dirim ortaklarımızdan biri haline geldi. Değişmez şarkı, dirim ortağı olma nedeninden bahsetmek istiyorum sizlere bugün. (2 sene geçmesine rağmen yazının üstünden, bugün bile aynı şekilde hayatıma dokunuyor olması ayrı bi’ başlıkta tartışılabilir.) Öncelikle, yaradılışımız gereği üzünçlü gençler olduğumuzdan, üzünçlü yetişkinler olacağımızdan, üzünçlü yaşlılar olacağımızdan……
Category: Müzik
Kafama Göre Şarkı Çevirileri #3 – “Littlest Things – Lily Allen”
Bu da neyin motivasyonu bilmiyorum. Sabaha kadar çeviri yaptığım yetmiyormuş gibi bir de “kafama göre” olanını, Türkçe’ye çevirmekle uğraşıyorum hahaha. Aslında çok da uğraşmıyorum belki. Kafama göre diyorum da dünyada böyle çevirileri zor bulursunuz yani. (9.9 =P) Bazen de böyle. Hani en sevdiğiniz çevirmenden çok iyi bir romanı okuduğunuzu düşünün, zaten onu çok iyi yapanın…
Kafama Göre Şarkı Çevirileri #2 – “Empty – Ray LaMontagne”
Genelde kötü, ya da -hadi öyle demeyelim de- alışıldık sonlu dizi-filmlerin çok güzel müzikleri oluyor. Bilirsiniz işte, hani esas kız ile esas oğlan filmin sonunda buluşur. Biri ötekinin peşinden gider, yahut son anda biri kendine bile itiraf edemediği aşkını adeta herkese duyururcasına halka açık bi’ yerde (Tren garları, yahut havaalanları en ideal mekânlardır bunlar için.)…
Kafama Göre Şarkı Çevirileri #1 – “Paint the Moon – The Czars”
Selam melam, işte yine geldim. Geçenlerde bir arkadaşımla şalterlerin attığı bir barda biralarımızı yudumlar ve laflarken (ben yine çok konuşurken) artık 2018 yılında parçaların, daha doğrusu salt müziğin, bu sanatın ve dahası disiplinin başına gelen en acıklı şeyin, çok kolay tüketilebilmeleri; çok kolay yayılmaları, ve çok kolay bıkılmaları olduğunu söyledim. Üretimi oldukça güç olan bir…
İki Haftadır Dilimde
Sen artık güncesin blog, ara ara seni terk etsem de ilk günkü ihtişamını koruduğun için sana teşekkür ederim. Günce. Bir zamanlar sahaf açarsam koyacaktım bu ismi, yayınevi de olabilirdi, kızım olursa da koyabilirdim. Artık başka isim buldum ona, onu koyarım belki. Belki, kedim olursa ona derim, belki de sadece blog’un adı artık günce olur. Şunu…
Cennet Sendromu
-Bir anda Esmerelda oldu senin için yani. -Bilmem, bana su verdi. Daha önce kimse bana su vermemişti, aynı bardaktan hem de, tiksinmeden içtim. -Şu bardak mı? -A-ha. -Sonra? -Sen cennet sendromu nedir bilir misin? Bu aslında psikiyatrla– -Yani ne alakası var şimdi bunun konuyla, detaylarda çok boğul– -Dur bi’ dakika. Dinle. Bak, bu cennet sendromu…
Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı
İle “Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı” kuzen sanki -hep ikisini karıştırırım-, “Çok Eski Adıyladır” ile de kardeş -kardeşler karışmaz-. Bilemiyorum. İsimlerini çok sevdiğim bu kitapların içeriklerine bayıldığım söylenemez. Sadece Bilge’ninki için bir şey demek istiyorum, daha önce yine internete konulmamış şu cümleler, benim kitapta en vurulduğum kelimeler, nasıl olmaz bilmiyorum, belki de yine ben bulamadım: “Oysa…
Al Sen De Büyüyorsun Gün Be Gün Acele, Küçük Bir Kızı Üzmeye
Sadece üstteki cümleyi yazmak da yeterdi sanırım. Sonra diyorlar ki neden Candan Erçetin, neden Mete Özgencil, neden Sezen Aksu. Tüm bu aşağıda yazılacak kelimeler, “Al” diye bir şeyi renk anlamında kullanmamalar, küçük eller, belki de ninniler, ezgiler için. Bunları yaparken nazik olabildikleri için. Durduk yere acı çektiren şarkılar diye bir terim varsa bu ona…
Bazılarından, Bazı Kayda Değer Alıntılar*
“Saksağanlar, saksağanlar benden bir şey çalamazsınız. Her şeyimi veriyorum size.” “Sen kendini hiç beğenmiyorsan, herkesin seni ne kadar beğendiğini dinlemekten daha sıkıcı bir şey olamaz.” “Ne kimseyi seviyorum, ne kimseden nefret ediyorum; ne şunu aldatmak, ne berikinin ardına düşmek istiyorum; ne şununla şakalaşmak, ne de ötekiyle eğlenmek istiyorum.” “Bu gölge satılık değildir.” “İyiliğin ne olduğunu…
Kısa Kısa #17
* Sigara içenlere 2. sınıf insan deyip; sigara içmeyen ama önüne konan yemeği seçen, çöpe döken, ona bokmuş gibi bakan şımarıklar… Siz benim gözümde 5. sınıf insan bile değilsiniz. Bunu bilin de… (Umarım ileride açlıktan geberecek pozisyona düşersiniz de, görürüm sizin çükünüzü!) * Sürekli “Ondaaan sora” (Ondan sonra) diyen insan! Seni hiç sevmiyorum. *…









