* Yan binada bir çocuk ağlıyordu; kumandayı alıp “mute”a bastım ama bebek ağlamaya devam etti =( * The Godfather: Part III’yi sevmeyenleri kınıyoruz =( * Paul Newman diye karizmanın başkanı bir herif yaşamış bu dünyada. Şu zamanda yaşasaydı ne Brad Pitt oyuncu olabilirdi, ne Johnny Depp filan kalırdı sanırım… Güzel uyu Paul =( * Gençlik…
Category: Müzik
Kısa Kısa #15
*Annesine yardım etmek için pazara gidip, kaldırabileceğinden daha ağır poşetleri taşırken bacağının her yerini -doğru dürüst taşıyamadığından- o poşetlerle çizmemiş olanlar bizden değildir, biraz eksik büyümüştür o çocuklar. *4-5 piçten biri otoparkta işini yapmak için kendilerini çıkartmaya çalışan otoparkçıya: “Amma da cesaretlisin sen amca,” dedi, diğerleri de anırarak güldü. Orada türlü küfürler savurdum etrafa ama…
Bob Dylan’dan Turgut Uyar’a Doğum Günü Şarkısı – Yılgınlar Sokağı
Hem çok fazla değeri verilmediği, hem de pek şairane (işte aradaki göndermeleri filan yakalayacağınızdan eminim) olduğu için bu şarkıyı seçtim Turgut’uma, umarım sever. Veya dinleyip sevmiştir zamanında. Şimdi sen yaşadın, Bob da yaşadı ve diğer efsaneler de yaşadı ve öldüler veya ölmek üzereler ya… Siz bu dünyada “yaşarken” ben yoktum ya… Belki de hiçbir şeye…
Kısa Kısa #14
*Cemil İpekçi’yi ne kadar bilirsiniz bilmem. Adını duyunca tiksinir ya da söyleyene ters ters bakar ya da kıkırdarmısınız onu da bilmem. Ama Türkiye’deki -kesinlikle- en egolarından sıyrılmış, en saçmalamadan komik, en mantıklı konuşan, en mükemmel insanlardan biri olduğu kesin. Ayrıca fazla gelişmemiş bölgelerimizde yaptıkları da çok güzel. Ayrı düşündüğümüz çokça şey olmasına rağmen arkadaşım olsun…
A-na ve Pilav – 2 (Ve son)
A-na ve Pilav -1 “Hey, Ana!” dedi annesi. (“Ana mı, ne güzel bir kısaltma! Ana, Ana, Ana!”; ama ilk “A” şapkalı!) Bu çağrıyla beraber altın sarısı ince at kuyruğu, boynunu döndürdüğü tarafın tersindeki kırmızı yanağa çarptı ve Kleopatra’nın banyo yaptığı Akvaryum’u andıran gözlerini ise Dorotoye ve bana dikti. “Siz ikiniz, yüzmeyecek misiniz?” demiş annesine, o…
Kısa Kısa (demin saydım) #13
*Başarı veya başarısızlık, özgüven kaynaklı bir alışkanlık. *Bir şey -genelde- okunurken anlamlı gelmez. Ancak kim onu bir yere yazar, tırnak içine alır ve size sunarsa… Aa bir de bakarsınız ki size de anlamlı gelmeye başlamış. Önemli olan ondan sonra anlamlı gelmeye başlaması değil maalesef. Ve ondan sonra anlamlı gelen şeyden de pek bir hayır geleceğini…
Before The Flood & Sihir
Mesela şöyle bir albüm kapağına sahip plak geldi dün. “1974-Fransa” baskısı. “Sihir”ini ise: “Konser sırasında çakmak ve kibritleri havaya kaldırılması ilk kez bu turne sırasında gerçekleşir ve günümüze değin sevimli bir gelenek olarak sürer.” diyerek özetlemiş Gökalp Baykal. Kapağın bu fotoğraf seçilmesinin de hikayesidir bu aynı zamanda. Kendi fikrimi söylemek gerekirse, belki de gördüğüm en güzel kapaklardan…
Kısa Kısa #5
– bazı adamlar yaşlandıkça yakışıklaşıyor ama yaşlandıkça güzelleşen bir kadın henüz görmedim. – siyah&dar&deri pantol almadan ve bir gün onunla gezemeden bu dünyadan göçersem cidden gözüm açık giderim. – ben dede olunca torunumu okuldan almak istiyorum dedim, bir ilkokulun önünden dedesi ile geçen kız çocuğunu görünce. yokuş aşağı elele tutuşmuş, koşarak iniyorlardı. ama sonra korktum….
Mutluluğun Fotoğrafı
“Bir insanı ne mutlu eder ki ya da ne etmez bu kadar kolay?” Bob Dylan’ın 2. albümü olan (2. albüm ama Dylan’ın kendi yazdığı şarkıları söylemeye başladığı ilk albüm) The Freewheelin’ın kapağı bu. O zamanki güzeller güzeli sevgilisi Suze Rotolo ile birlikteler. Çok mutlular. Çok güzeller. Ve çok şanslı gibiler. Sanki hiç kimsenin bulamadığı bir…
Bir Zamanların Güne Başlama Şarkısı Olarak “Tunak Tunak Tun”
Cidden bunu görmeden ölen biri için de üzülürüm. Sevgili Arda’nın kulakları çınlasın. Bir zamanlar hem videoya gülmek, hem de şarkının coşkusu ile sabah sabah mutlu olmak için dinlerdim bu “eser”i. Heeey gidi yıllar beya. Bak “beya” filan bile demeye başladım. Eskiden “beya” mı diyordun. Hayır da öyle çıktı işte ağzımdan. Not: Ben Turuncu’ya biterdim. Ehueheh….









