Öncelikle şunu söylemeliyim ki kendisinin büyük bir hayranıyım. Daha önce kimseye belirtememişken (belki de laf arasında ağzımdan kaçırdığım olmuştur) şimdi söylemek istiyorum garip bir şekilde. Hatta Modigliani’ye ne çektirdiyse kendisinin daha çok çekmesini dilerken bile daha çok hayran olmuştum kendisine. Yaşadığı dönemde pek gıcık bir herif de olsa, kendime hep yakın bulmuşumdur çünkü onu. “Çünkü”; onu anlayabiliyorum….
Category: Alıntı
Sıcak Havada Bekleniş
“Bu sırada hiçbir şey önemli değildi. Tüm yaşam havaydı. Yorgun bir alında, yumuşak ve okşayıcı bir kadın eli gibi olan serinliğin beklenişiydi. Sıcağın orta yerinde olayların hiçbir anlamının bulunmadığı bir bekleniş.” Bu kadar ince ruhlu olunur! (Hey düşününce “naif” Türkçe bile değil bir kere! Kırgınım sana naif! O kadar da severdim halbuki! Fransız özentisi gibi…
Kısa Kısa #18 – (Sinirli, Sevecen ve Unutmayan Bir Kısa Kısa)
* Sürekli acı içinde yaşayan insanlar varken (çok ciddi anlamda varken); hayatı boyunca elle tutulur hiçbir acısı olmayanların, bir o kadar acıdan bahsetmesi ve hatta ağızlarından bu kelimeyi düşürmemesi ne kadar üzücüdür, bir düşünürseniz eğer. Bu tip insanların bir özelliği de yeni yeni acılar yaratırlar kendilerine, “acı” kisvesi altında olmayan dertlerini de pahalı bir kafe…
Bazılarından, Bazı Kayda Değer Alıntılar*
“Saksağanlar, saksağanlar benden bir şey çalamazsınız. Her şeyimi veriyorum size.” “Sen kendini hiç beğenmiyorsan, herkesin seni ne kadar beğendiğini dinlemekten daha sıkıcı bir şey olamaz.” “Ne kimseyi seviyorum, ne kimseden nefret ediyorum; ne şunu aldatmak, ne berikinin ardına düşmek istiyorum; ne şununla şakalaşmak, ne de ötekiyle eğlenmek istiyorum.” “Bu gölge satılık değildir.” “İyiliğin ne olduğunu…
Don Kişot’un Öz’ü
Hayranı olduğum karakterin aynı isimli kitabında geçen, bana göre temel cümlesini ya da ana fikrini ya da “öz”ünü söylüyorum: “Don Quijote bütün bunlara inandı ve isteneni yapmaya hazır olduğunu bildirdi…“ İnandı ve bütün bunlarayı aynı cümle içinde kullanabilmektir zaten aslolan. Evet.
Kısa Kısa #16
* Yan binada bir çocuk ağlıyordu; kumandayı alıp “mute”a bastım ama bebek ağlamaya devam etti =( * The Godfather: Part III’yi sevmeyenleri kınıyoruz =( * Paul Newman diye karizmanın başkanı bir herif yaşamış bu dünyada. Şu zamanda yaşasaydı ne Brad Pitt oyuncu olabilirdi, ne Johnny Depp filan kalırdı sanırım… Güzel uyu Paul =( * Gençlik…
Türkiye’de pek değeri verilmeyen dünyaca ünlü şairin birkaç kayıp dizesi
İnternette olmayan kayıp dizelerini yayınlayalım dedik Pablo Neruda’nın, kim çevirmiş bunları acaba, ben mi? * “Yazık ki yok verebilecek bir şeyim sana tırnaklarımdan, kirpiklerimden, aşkımın erittiği piyanolardan başka ya da düşlerden başka, yüreğimden sel gibi boşanan, kara atlar gibi dörtnala, toza toprağa bulanık düşlerden, hızlarla belâlarla dolu düşlerden Yalnız öpücük ve gelinciklerle sevebilirim seni, yağmurun…
Sanat Nedir?
Gece (sabah) geç saatlerde yatmak üzereyken İlyas Salman’a rastladım bir programın tekrar bölümünde, diyor ki: “Kars’ta ölen bir köpeğin acısını İstanbul’da duymayan sanatçı olamaz.” ya da “Kars’ta ölen bir köpeğin acısı İstanbul’da duyulmuyorsa o ülkede sanat olmaz.” Her iki türlü de süper laf! (Uykulu olduğum için tam hatırlayamıyorum sözü.) “Mükemmel!” dedim, “İşte bu benim; ben…
2 Şiir kuplesi + 1 Rimbaud lafı + 1 buster lafı + 1 + 1 Buster güzelinin ilginç hikayesi
Bu sefer şiirle başlayalım. Fuzûlî‘den efendim bu: “Ger derse Fuzûlî ki ‘Güzellerde vefa var’ Aldanma ki şâir sözü elbet yalandır.” (Bunu bence herkes anlayabilir çevirmiyorum.) — Edip Cansever‘den bu: “Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan” (Bu şiirin de sonu çok pistir. Şimdi ben bu şiirin devamını veya ilk gazelin başlarını…
1 Kısa Kısa + 3 Alıntı + buster’ın Güzelleri ve Cevapları 1. Bölüm
Şu saç kesiş ve toplayış yeniden moda olsa ya! Neyse, çok güzel olmayan her şey mükemmeldir zaten. Kısa Kısa #bilmem kaç (sayısı önemli değil) * Ben her şeyi anlıyorum da, şunu anlamıyorum: Evlenmek istemeyen kadın neden evde kalmış oluyor da, evlenmek istemeyen adam özgürlüğüne düşkün, çapkın, bağlanamayan vs. gibi kıyak lakaplar alıyor ve o neden…









