Ben Trainspotting ile ilgili bir yazı yazmıştım, hatta o mor ayakkabılardan istemiştim sizden, hatta sanırım Evren ve Mathilda buluruz yahu demişti tam hatırlamıyorum, ve elbette Perfect Day ile bitirmiştim yazıyı çünkü o zamanlar müzik ile bitirmek gibi bir takıntım vardı. Şimdi o yazının linkini veremeyeceğim, aslında verecektim ama bulamadım, ve gene aslında çok da aramadım….
Category: Video
İki Haftadır Dilimde
Sen artık güncesin blog, ara ara seni terk etsem de ilk günkü ihtişamını koruduğun için sana teşekkür ederim. Günce. Bir zamanlar sahaf açarsam koyacaktım bu ismi, yayınevi de olabilirdi, kızım olursa da koyabilirdim. Artık başka isim buldum ona, onu koyarım belki. Belki, kedim olursa ona derim, belki de sadece blog’un adı artık günce olur. Şunu…
The Sopranos ve Breaking Bad
Sevdiğim iki diziden iki karışık kayıt, bu laflar bu dizileri dizi yapan yo! Why don’t you get the fuck outta here!?=)!’^^+%&&/()? En güzelini Paulie abimiz söylüyor elbette. Ben aslında “bitch”leri ayrı, “yo”ları ayrı seviyorum da; neyse bunu koyayım dedim. Hem sevdiğim “Mr.White” deyiş de var. *Üstteki ikisini izleyenler için hediye: Bu sahne Friends’ten, ne de…
Al Sen De Büyüyorsun Gün Be Gün Acele, Küçük Bir Kızı Üzmeye
Sadece üstteki cümleyi yazmak da yeterdi sanırım. Sonra diyorlar ki neden Candan Erçetin, neden Mete Özgencil, neden Sezen Aksu. Tüm bu aşağıda yazılacak kelimeler, “Al” diye bir şeyi renk anlamında kullanmamalar, küçük eller, belki de ninniler, ezgiler için. Bunları yaparken nazik olabildikleri için. Durduk yere acı çektiren şarkılar diye bir terim varsa bu ona…
“Duquesne Whistle” ile sokaklarda tarz tarz yürümek -sanki klip çeker gibi-
Sesi gitgide Tom Waits’e benzedi bizim Bob’un. Rahatsız olabilir bazıları ama benim garip bir şekilde hoşuma gidiyor. 71 yaşında 34. stüdyo albümünü çıkarıp, eli cebinde, kafasında garip (hasır?) şapkasıyla sokakta tarz tarz yürümektir Bob Dylan. 34 albüm boyunca 80’lerin ortasından sonra birkaç şarkıya özel klip çekmektir. Bu alttaki de yeni şarkısı. Duquesne Whistle. Melodileri, klibi,…
Kadın vs. Erkek #2 (Nadal vs. Graf) – Benimle Evlenir Misin?
Serilere devam edelim dedik dedik, bak ne oldu şimdi? Bu serinin ilkini daha demin yazdığım ‘ilk’e tıklayarak görebilirsiniz. (Onu bunu bırak da yıl 2010 iken ne de hevesliymişim bir şeylere neyse.) Bu sefer farklı ama. Facebook-Twitter gibi çok çok fazla geçici, salak dedektörü (bak bu tanım hit olur) ve sıkıcı şeyleri kullanmadığımdan, bu video sürekli…
Kısa Kısa #16
* Yan binada bir çocuk ağlıyordu; kumandayı alıp “mute”a bastım ama bebek ağlamaya devam etti =( * The Godfather: Part III’yi sevmeyenleri kınıyoruz =( * Paul Newman diye karizmanın başkanı bir herif yaşamış bu dünyada. Şu zamanda yaşasaydı ne Brad Pitt oyuncu olabilirdi, ne Johnny Depp filan kalırdı sanırım… Güzel uyu Paul =( * Gençlik…
Kısa Kısa #14
*Cemil İpekçi’yi ne kadar bilirsiniz bilmem. Adını duyunca tiksinir ya da söyleyene ters ters bakar ya da kıkırdarmısınız onu da bilmem. Ama Türkiye’deki -kesinlikle- en egolarından sıyrılmış, en saçmalamadan komik, en mantıklı konuşan, en mükemmel insanlardan biri olduğu kesin. Ayrıca fazla gelişmemiş bölgelerimizde yaptıkları da çok güzel. Ayrı düşündüğümüz çokça şey olmasına rağmen arkadaşım olsun…
A-na ve Pilav – 2 (Ve son)
A-na ve Pilav -1 “Hey, Ana!” dedi annesi. (“Ana mı, ne güzel bir kısaltma! Ana, Ana, Ana!”; ama ilk “A” şapkalı!) Bu çağrıyla beraber altın sarısı ince at kuyruğu, boynunu döndürdüğü tarafın tersindeki kırmızı yanağa çarptı ve Kleopatra’nın banyo yaptığı Akvaryum’u andıran gözlerini ise Dorotoye ve bana dikti. “Siz ikiniz, yüzmeyecek misiniz?” demiş annesine, o…
Kısa Kısa (demin saydım) #13
*Başarı veya başarısızlık, özgüven kaynaklı bir alışkanlık. *Bir şey -genelde- okunurken anlamlı gelmez. Ancak kim onu bir yere yazar, tırnak içine alır ve size sunarsa… Aa bir de bakarsınız ki size de anlamlı gelmeye başlamış. Önemli olan ondan sonra anlamlı gelmeye başlaması değil maalesef. Ve ondan sonra anlamlı gelen şeyden de pek bir hayır geleceğini…