*Başarı veya başarısızlık, özgüven kaynaklı bir alışkanlık. *Bir şey -genelde- okunurken anlamlı gelmez. Ancak kim onu bir yere yazar, tırnak içine alır ve size sunarsa… Aa bir de bakarsınız ki size de anlamlı gelmeye başlamış. Önemli olan ondan sonra anlamlı gelmeye başlaması değil maalesef. Ve ondan sonra anlamlı gelen şeyden de pek bir hayır geleceğini…
Category: Video
Uzun bir “Kısa Kısa” sanki
* Dizüstü bilgisayarları faresiz kullanabilenler bence çok önemli insanlar. Sabırlı ve güvenilir insanlardır onlar. Onlara iyi niyetle yaklaşırsanız her şeyi yaptırabilirsiniz. Öyle olmalı yani. * “Yalnızlıklar Müzesi” açılsa bence çok gideni ve gideri olur. Ama “yalnızlık” anlatılan değil, “yalnızlıklar”ın anlatılması lazım balmumu heykellerle ve çoğu insana saçma gelebilecek resimlerle, birkaç yazılmış defter, kötü el yazılarıyla…
Kısa Kısa Hanııııııııımmm
*Mesela bizim burda bir kedi var; gece ama her gece ağıt yakıyor. “Ama…” (blogun reklamını yapıyor beyler) nasıl anlatamam. Yemin ederim yüreğimi dağlıyor. Ağlayasın geliyor ister istemez. Zaten üzgünüm. Gelmeyin lan üstüme şglfgöhjşfgighkhj *Bence mesela Türkçe iyi şarkı söyleyemeyen biri, hatta sesi kötü olan biri Hintçe, İtalyanca, Afrikanca acayip şarkı söyleyebilir. Çok iddialıyım bu konuda….
Kısa Kısa #5
– bazı adamlar yaşlandıkça yakışıklaşıyor ama yaşlandıkça güzelleşen bir kadın henüz görmedim. – siyah&dar&deri pantol almadan ve bir gün onunla gezemeden bu dünyadan göçersem cidden gözüm açık giderim. – ben dede olunca torunumu okuldan almak istiyorum dedim, bir ilkokulun önünden dedesi ile geçen kız çocuğunu görünce. yokuş aşağı elele tutuşmuş, koşarak iniyorlardı. ama sonra korktum….
İngiliz Aksanı vs. Amerikan Aksanı
Ehm Charlie arkadaşımız (aha ilkokuldaki öğretmenlere döndü buster) Amerikan aksanı ile İngiliz aksanını komik bir dille karşılaştırmış. Ben bunu 50.000 izleyicide iken izlemiştim şimdi 2 milyon sınırında. En sonunda dayanamadım paylaştım. :itiraf: Çok tuhaf şey şu zaman. He bir de erkek filan ama çok tatlı gülüyor. Öhhö öhh ne diyorum yahu? Yani sempatik, ne bileyim. Kırmızı…
Tellak
1:24 ile 1:30 arasındaki Şener Şen var ya… Hayattır; hayat. Bir dönemin gençliğidir. Hakan’dır. Şu mimiği göremeden ölenler için cidden üzünülür. Ahhh, çok sevdiğim iki adam ah…
Bir Zamanların Güne Başlama Şarkısı Olarak “Tunak Tunak Tun”
Cidden bunu görmeden ölen biri için de üzülürüm. Sevgili Arda’nın kulakları çınlasın. Bir zamanlar hem videoya gülmek, hem de şarkının coşkusu ile sabah sabah mutlu olmak için dinlerdim bu “eser”i. Heeey gidi yıllar beya. Bak “beya” filan bile demeye başladım. Eskiden “beya” mı diyordun. Hayır da öyle çıktı işte ağzımdan. Not: Ben Turuncu’ya biterdim. Ehueheh….
Hüznün Evi
“Sen nası güzel bir insansın Norah Jones?.!,” diye giriş yapmak isterim. Johnny Cash’in “tribute”unda sahne alan Norah Jones’dan geliyor “Home of the Blues” yorumu. Gitar da yakışıyor bu kıza, piyano da. Sese zaten laf yok. Hastası mıyım neyim bilmiyorum. “Sen nası güzel bir insansın Joaquin Phoenix” diye devam etmek isterim. Nasıl bir rol adamısın? Nasıl…
Mi tuuuu!
Sanırım Burak gibi ben de -hatta biraz kıskanıp- Natalie Portman saati filan yapmalıyım, onun Jose saatlerine karşılık. Şimdi bir video koyacağım; sanırım hiç İngilizce bile bilmeseniz Natalie’nin hareketlerine falan filan gülebilirsiniz. Hareketli, canlı bir “şey” senii. Marry me Natalie!
İyi Ki Doğdun Al !
Bir önceki posta “Say hello to my little friend”li video’yu koymamın nedenine geldik nihayet. Eveet bildiniz; bugün adamımın doğum günü. 70 oldu be, tam 70. Söylemesi bile acayip. Ama bu adam 70 ise ‘bizim 70’lik dedelerimiz ne?’ onu tam çözemiyorum (ki benim dedelerim öldü ya neyse.) Bir zamanlar beni tesiri altına almış bu adam için…









