İle “Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı” kuzen sanki -hep ikisini karıştırırım-, “Çok Eski Adıyladır” ile de kardeş -kardeşler karışmaz-. Bilemiyorum. İsimlerini çok sevdiğim bu kitapların içeriklerine bayıldığım söylenemez. Sadece Bilge’ninki için bir şey demek istiyorum, daha önce yine internete konulmamış şu cümleler, benim kitapta en vurulduğum kelimeler, nasıl olmaz bilmiyorum, belki de yine ben bulamadım: “Oysa…
Category: Deneme
Abartmalı, Acındırmalı
Annem oldukça sabırsızdır. Bir şey sorduğunda hemen cevap vermelisin. Zaman geçiyor çünkü. Oysa ben düşünüyorumdur. Belki sorduğu soruyu, belki bambaşka bir şeyi. O anda bir şey yapıyorum yani, evet kesinlikle yapıyorum; belki sorduğu soru ilgimi çekmedi, belki bana birisini hatırlattı, belki sapıkça bir şey aklıma geldi, belki de dalıp gittim -olur a-…
Yazamamak, Kız Arkadaşım ve Çocukluk Üzerine
Bakın baylar (Hayal Kahvem’in düzeltmesi ilehanımlar da), yazmak kadar yazamamak da beni var eden bir şey. Kendimi öldüresiye saklamam, saklandıkça daha da dolmam ve en sonunda dayanamayıp bir şeyler çiziktirmem hep bu yüzden. Sizi bilmem baylar ama ben yazamamanın verdiği hazza vâkıfım. Onu bilirim, onu içimde tutarım ve onu sever, okşar hatta öperim de. Evet…
Hitler, Platoncu (Eflatuncu) muydu?
Hanımlar-Beyler, Kadınlar-Erkekler, Bayanlar-Baylar, Şu yazıyı yazdığımda Platon ile ilgili şeyler okuyordum. Nihayet kendisinin çalışmalarını hatmettik ve ilginç bir şeye rastladık. (Gene bi’ anda çoğul konuşmaya başladım, hayırlısı.) Bu Platon’un yazdıkları, bildiğin Hitler’in uyguladıklarıydı yahu! Çocukluğumdan beri Hitler’e dair birçok taraflı/tarafsız şey okudum-izledim ama adamı daha önce hiç birine bu kadar yakın görmemiştim. Evet evet, Platon’a….
Yere Tükürenlerin Öldürülmesi Gerekliliği Üzerine
Gün geçmiyor ki, bir insan zümresi daha öldürülmeyi hak etmesin. Gün geçmiyor ki şu bloga artık yazmayacağım dediğim günün ertesi haftasına dayanamayıp bir de bilmiş bilmiş “üzerine” diye başlık atmayayım ve bir şeyler daha karalamayayım. Kalabalığız. İstanbul’dan bahsediyorum, çok kalabalığız. Öteki büyük şehirlerde de yerleşim yeri/insan kıstasına bakarsak onların da kalabalık olduğunu söylemek belki mümkün…
Osmanlıca Hakkında Birkaç Şey
Pek arkadaşım yok, olanları da niye sevmediğimi bazen anlayabiliyorum. Bazen üzerinde çok durmadığımdan anlamıyorum, aslında bu da bir tercih. Sıkı bir insansevmezim ben. Yalan yok, katlanamıyorum çoğu zaman. Katlanabildiklerime hâlâ şaşırıyorum. Bazılarını öyle çok sevmişim, öyle değer vermişim ki inanamıyorum. Bazılarına da hak ettiği hâlde pek de değer vermemişim. Yazık, hayat böyle hep. Sildiklerime, yazmadıklarıma,…
Olan Bitene Dair Hissettiklerim
“Bir insanın kendisinden çok şey istemesini anlıyor ve onaylıyorum. Ama bu isteği başkaları üzerine de yayar, yaşamını iyi uğruna sürdürülecek bir “savaşa” dönüştürürse, bu konuda bir yargı vermekten kaçınırım; çünkü savaşa, eyleme, muhalefete en ufak değer vermeyen biriyim; dünyayı değiştirmeye yönelik her girişimin, sonunda savaşa ve şiddete yol açacağını bildiğimi sanıyorum, bu yüzden hiçbir muhalefet…
Kadar değil, Gibi
Hayatta en çok duyduğum laflardan biri: “Seni benim kadar kimse sevmeyecek.” Yok, hayır. Sürekli bana dendiği için duymuyorum, yanlış anlamayın. Çevreme kulak kabarttığımda, her köşe başında. Çokça. Çok abartılı ama etkili olduğu sanılan bir kelam. Ne yazık ki, ne doğru ne de güzel. Ölümle tehdide eş değer. Boşuna yaşayacaksın bensiz demek esasında. Giderken bile kendini…
“Jeux d’enfants” ve Biriktirilen Filmler Hakkında
Eskiden korsan DVD alırdım. Saklanacak bir durum yok. Saklanacak bir durum, dememden aslında şimdilerde ne kadar utanç verici bir şey olduğunu düşündüğümü anlamış olmalısınız. Sonra Divx’e geçtim. Torrent kullanmaktayım hâlâ. Ama hiçbir işe yaramıyor. Sınırsız internetin anlamsızlığı içine düştüm. İçimdeki sinema aşkı bitti ne yalan söyleyeyim. Bir şey indirmiyorum da izlemiyorum da. Neredeyse yedi (7)…
Orhan Pamuk ve Ben Bir Ağacım üzerine
Orhan Pamuk’un, ülkemizin öteki pop yazarlarından farklı bir yerde durmasının tek nedeni var. Yeteneği. Onun yeteneğini kimse inkâr edemez. Kimileri bu yetenek sözünü sevmez, çalışmak der. Çalışmak önemlidir gerçekten. Orhan Pamuk da çalışmak der. Hatta bununla ilgili -belki para kazanmak için- kitap da yayımlattırmıştır. Ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Hatta çalışsaydı daha iyi yazabileceğine de…









