Proust’u okumaya çok var. Proust’u okumaya ve onu hakkını vererek okumaya hâlâ çok var. Okuyup anladıklarını, hakkını verebildiklerini düşünenler önünde saygıyla eğilsem de kendim için çok var.Zaman var. Okuma eyleminde en mühim şey de bu zannedersem, okudukça, neyi okumanın zamanı olduğunu, neyi şu anda anlayamayacağını, neyi tekrar okumanın zamanın gelip geçtiğini kestirmek, kestirebilmek ve eleyici…
Category: Durduk yere adamın amına koyan alıntılar
Dostoyevski ve Kıskançlık – Kıskançlık Tiradı
“Kıskançlık! ‘Othello kıskanç değil, karşısındakine inanan bir adam,’ diyor Puşkin. Yalnız bu sözler büyük şairimizin zekâsındaki olağanüstü derinliği göstermeye yeter. Othello’nun ruhu ezgin, ideali mahvolduğu için hayat görüşü alaboradır. Gene de o gizli gizli casusluğa, gözetlemeye kalkışmaz; içi inanç doludur onun. Aksine, ihanete inandırabilmek için, onu büyük bir zorlukla sürüklemek, itmek, körüklemek gerekir. Gerçek kıskanç…
Asr Suresi’ndeki “Asr” Mefhumu
Kim derdi ki böyle bir yazı yazacağım. Aslında bahsedeceklerimin bir sınırı olduğundan değil, ama yazmaya değer bulduğum o kadar az şey var ki, özellikle de buraları o kadar az kişi okuyor ki, kim derdi ki bunda bir mana bulup, üşenmeyip, şu zamanda bunları yazacağımı. Minikçe, bahsetmek istiyorum, surenin kendisi gibi olacak. Şimdi “asr” kelimesi Arapça’da…
-Bütün dünyadan nefret ediyor gibisin,
Geçen yazıda Kış Uykusu’ndan bahsetmiş, çok sevdiğim yerleri koyamamıştım. Şimdi karar verdim: Bu laflar blogda durmalı ve bakıp hatırlamalıyım. Unutmamalıyım. Üzgünüm, bunu yapmam gerekiyordu. Nihâl N ile, Aydın A ile belirtildi. Filmi izlemek isteyenler için azıcık da olsa bilgi verebilir. Ha, bence seyri etkilemez ama, ne bileyim okuduktan sonra küfür etmeyin de. Gerçi siz etmezsiniz….
Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı
İle “Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı” kuzen sanki -hep ikisini karıştırırım-, “Çok Eski Adıyladır” ile de kardeş -kardeşler karışmaz-. Bilemiyorum. İsimlerini çok sevdiğim bu kitapların içeriklerine bayıldığım söylenemez. Sadece Bilge’ninki için bir şey demek istiyorum, daha önce yine internete konulmamış şu cümleler, benim kitapta en vurulduğum kelimeler, nasıl olmaz bilmiyorum, belki de yine ben bulamadım: “Oysa…
Cehalet
Oscar Wilde’ın bu kadar bile yaşaması mucize bana kalırsa… Düşünüyorum sayfaları çevirirken. Yazdıkları inanılmaz iğneleyici olan insanın normal konuşması nasıldır acaba? Benim de birtakım sevdiğim ve sevmediğim isimlere laf atar gibi söylediği şu sözleri söylerken, işitebiliyor musunuz sesini: “Herkes üç ciltlik bir roman yazabilir. Bunun için hem hayat, hem edebiyat konusunda tam bir cehâlet yeter.”…
Çocuklarım, Sevgilerim, Kitaplarım
“Biliyor musunuz, çocuklarım, aşkla dostluk arasındaki en büyük ayrım, karşılıksız dostluk olamamasıdır.” “Tavşanlar çok iyi aile babalarıdır. Yavrularına bir yuva yapmak için karın tüylerini yolarlar. Pek az insan yapabilir böylesini.” “Bir kitabın iyi ve mutlu kullanıldığını görmenin yazarın yüreğini sevinçle doldurabilecek bir yanı varsa, kimilerinin parmaklarıyla okuduklarını görmek çok daha başka bir şeydir! Sözcüklere dokunmak,…
Kaf Dağı’nın Ardı
“Öyle sanıyorum ki, bu, insanların akıllarını kafalarında sanmalarından oluyor; hâlbuki akıl rüzgârla Kaf Dağı’ndan gelir.” “Her gün, her saat, isteksiz ama zorunlu ziyaretler, konuşmalar yapıyor, mesai saatlerini doldurup zoraki, coşkusuz tekdüze yaşamlarını sürdürüp duruyorlardı. Tüm bunları makineler de yapabilirdi ya da belki yapmaz öylece bırakırdı. İşte bu makineleşme içinde -bende de olduğu gibi- benliklerinin bilincine…
Olan Bitene Dair Hissettiklerim
“Bir insanın kendisinden çok şey istemesini anlıyor ve onaylıyorum. Ama bu isteği başkaları üzerine de yayar, yaşamını iyi uğruna sürdürülecek bir “savaşa” dönüştürürse, bu konuda bir yargı vermekten kaçınırım; çünkü savaşa, eyleme, muhalefete en ufak değer vermeyen biriyim; dünyayı değiştirmeye yönelik her girişimin, sonunda savaşa ve şiddete yol açacağını bildiğimi sanıyorum, bu yüzden hiçbir muhalefet…
Hür Olmak İstemem
-Ama neden? Sen hür bir insan değil misin? -Hayır! Değilim! -Hür olmak istemez misin? -İstemem! (Sanırım benim öteki insanlardan farkım da bu. Özgür değilim, bunu biliyorum, özgür olmak için uğraşmayacağım çünkü yersiz, çünkü boşa, çünkü ne olursa olsun tam manasıyla hür olamayacağım, böyle bir şey yok, imkansız, yapısını hiçbir hareket karşılamıyor, yaşam…









