“Çemberimde Gül Oya ne güzel diziydi beah” etiketinden başlamıştım ya, alttaki oklardan ilerleye ilerleye buraya geldim, gece gece —ya da sabaha yakın demeliyim belki de— biraz durup kaldım, ama iyi oldu. Bilmediğim Türk bir yazarla tanıştım paylaştığınız bu güzel alıntı sayesinde, Dost kitabını da hemen sepete attım yakın zamanda alıp okumalıyım. O yüzden bir teşekkür daha 🙂
Oh oh ne iyi, ben bu alıntıyı Sait Faik gibi hatırlıyordum nedense, meğer Vüs’atçığımızmış. Dost’unu ayrı Yaşamasız’ını ayrı severim. (Durduk yere yaşamasız kullanmayı cümlelerimde ise apayrı, hehe.)
Kitabı hemen o gece sipariş verdim, birkaç gün önce de geldi kargoyla, yalan söylemeyeceğim henüz okumaya başlamadım. Eskiden kitapevlerinden alınan kitaplar geldi aklıma. Metro, metrobüs, minibüs derken eve varana kadar dayanamaz okumaya başlar, yarılardım bile kitabı. Niye böyle merak ediyorum…
Sosyal medya, bir sürü bilgiye maruz kalmak, senelerce sürmüş diziyi bile birkaç haftada bitirebilmek, hatta hiç izlemeyip yalnızca en komik sahnelerini izlemek kitap okuma alışkanlığımızı vurdu sanırım.
ne güzel sözmüş
“Çemberimde Gül Oya ne güzel diziydi beah” etiketinden başlamıştım ya, alttaki oklardan ilerleye ilerleye buraya geldim, gece gece —ya da sabaha yakın demeliyim belki de— biraz durup kaldım, ama iyi oldu. Bilmediğim Türk bir yazarla tanıştım paylaştığınız bu güzel alıntı sayesinde, Dost kitabını da hemen sepete attım yakın zamanda alıp okumalıyım. O yüzden bir teşekkür daha 🙂
Oh oh ne iyi, ben bu alıntıyı Sait Faik gibi hatırlıyordum nedense, meğer Vüs’atçığımızmış. Dost’unu ayrı Yaşamasız’ını ayrı severim. (Durduk yere yaşamasız kullanmayı cümlelerimde ise apayrı, hehe.)
Kitabı hemen o gece sipariş verdim, birkaç gün önce de geldi kargoyla, yalan söylemeyeceğim henüz okumaya başlamadım. Eskiden kitapevlerinden alınan kitaplar geldi aklıma. Metro, metrobüs, minibüs derken eve varana kadar dayanamaz okumaya başlar, yarılardım bile kitabı. Niye böyle merak ediyorum…
Sosyal medya, bir sürü bilgiye maruz kalmak, senelerce sürmüş diziyi bile birkaç haftada bitirebilmek, hatta hiç izlemeyip yalnızca en komik sahnelerini izlemek kitap okuma alışkanlığımızı vurdu sanırım.