Bunu seri olarak yapmayı tasarladım. İlk sayısında yer vereceğim konuysa kesinlikle nitelikli edebiyattan az anlayan insanlar. Bu kişileri bir milyon kilometreden seçebilirsiniz. Pek bir şey bilmedikleri gibi, çok şey konuşmaya çalışırlar. Durduk yere yazarlardan alıntılar yapıp, bir şey biliyormuş havalarına girmeye bayılırlar. Acınası bir durum. Bazıları vardır, iğreti durmaz; bazılarının yapmacıklıkları bellidir ya, onu diyorum…
Category: Edebiyat
“Kitabı Kapağına Göre Yargılama” Saçmalığı Üzerine
Başlıktaki gibi sözler etmişse de bazıları, okumadığın bir kitabı ilk olarak kapağına göre değerlendirirsin. Bu şaşmaz çünkü okumamışsındır işte, adı üzerinde. Elindeki tek veri budur. Tanımadığın insanı gözlemleyebilirsin belki ama tanımadığın bir yazarı gözlemlemek ne yazık ki bedava değil. Satın alman lazım. İşte ben de yine “tam da bu yüzden” diyorum ki: “Madem kitap basacaksın/basıyorsun…
Harflerin Hatırlattıkları #3
Ahmet Haşim: Yürüyen merdivenleri görememesi sevindiren. Bertolucci: RdN’nin verdiği “I will love you forever,” cevabında gizlidir. Cahit Sıtkı Tarancı: Hakkı “35 yaş şairi” ile sınırlandırılamayacak olan. Çehov: Gogol! Donna Donna: Sebepsiz, tercüme ile aktarılamayacak hüzün. Eric Bana: Hani bana diyormuş kızlar, o derece =( Fabl: Svevo! Gene Hackman: Unutulmaz =( Hesher: İnanılmaz deli film. Italo…
Sait Faik’in Tapınınırlığı
“Ne bir kadın yüzüme bakar, ne bir portakalın beş kuruştan yirmi beş kuruşa fırlaması beni ilgilendirirdi. Beş kuruşsa yerdim. Yirmi beşse portakala da vedâ!”




