İki sevgili minibüse binmişti. Şoför hava sıcak olduğundan kapı açık gidiyor; sevgililer ise oturacak yerler dolu olduğu, hava almak istedikleri için, kapıya yakın bir yerde ayakta duruyordu.
Ani fren yaptı minibüs birkaç kez yolda, çok fazla ışık ve yaya olduğundan. Sevgililer düşme tehlikesi geçirdi birkaç kişiyle beraber…
Bunun üzerine erkek olan kıza: “Hangimiz ölürse o şanslı.” dedi.
Kız öylece dışarı bakıyordu.

🙂 aptal kız
Kız tam da o anda yaşamak istediğini anlıyor ama ya =(
Yazın gayet açık ama kızın ruh hali sadece umursamaz ve anti-romantik bir durum gibi algıladım. Sonuçta yazar bir aracıdır, yazı tek bir anlama sahip değildir, hikayeleri yazarlar yazar, okurlar istediği gibi anlar. Eline sağlık 🙂
şfgkhödflşihögfişifjçşghi oh luviya =)nerelerdesin ya? her yorum attığında bunu söylemekten usanmıyorum beyler.
bence çok hoştu ya o laf, hani herkes anlasın istedim o mükemmelliği. yani, ne bileyim güzeldi. arada böyle çık gel. sağ ol beğendiğin için luviya.
elbetteki ölen şanslıydı çünkü ayrılık acısı çekmeyecekti, ama aptal kız, aniden gelen anlamlı cümleyi anlayacak halde değildi o yüzden -anlamadığını çaktırmamak için belki bilmiyorum- dışarı baktı.
bu, yazdığın bir hikaye miydi? ben anı sanmıştım.
bir hikâye, yani bir olayı gözlemleyip, harmanlayıp okuyucuya anlatamaca ya da =)
Son zamanlarda o kadar sinirlerim bozuk ve iyi değilim ki, bloğuna girip şöyle bir etiketlere bakıp sonra kendimi bu yazıda bulmam bir işaret mi? Bilmiyorum. Dün akşam da Signs(2002) filmini izlemiştim, gece de çok iyi uyumadım.
Konuyu dağıtmayayım.
Kız ne olduğunu anlamamış. Belki de anlamamak daha iyi. Bir şeyleri fazla anlayınca benim gibi üzülüp ağlamasından iyidir. Benimki de böyle bir bakış açısı en azından bu yazı için🙃
Bu arada Sopranos’tan neden sıkılacağımı yazmamışsın, onu da ayrıca merak ettim😊
Tatlı bir gün dilerim😊